Bionerjinin bilimsel geçmişi 18. yüz yıla kadar uzanır.

Avusturyalı Dr. Franz Anton Mesmer, 18. Yüz yılda “Tedavi Manyetizması” adında bir kitap yazarak her insanın vücudunda dolaşan elektrik akımından söz ediyor ve bu elektriğin de ellerden arttığını söylüyordu. Ve daha güçlü enerjisi olan insanın ellerini daha zayıf olan insanın vücudunda dolaştırarak tedavi edebileceğini iddia ediyordu.

Uygulama da ise, Mesmer birçok hastayla kendi evinde çalışıyordu. Psikosomatik hastalıklarda oldukça iyi sonuçlar almaya başlayan Mesmer’in hasta sayısı hızla artıyordu. Hastaların önüne geçiyor ve Mesmerik Geçişler adını verdiği el hareketleriyle sözde evrensel sıvının akışını etkileyerek insanları tedavi ediyordu. Bayılanlar ve histerik krizler geçirenler kendilerine geldikten sonra Mesmer’in gerçek bir şifacı olduğunu savunuyorlardı.

1960’ lı yıllarda, Çin ve Sovyet sosyalist rejimlerinde bioenerji metodunu uygulamanın cezası hapisti. Ta ki Gürcü bir Doktor olan Djuna Davitaşvili’nin bu metodu ölüm döşeğindeki Sovyet Rusya Devlet Başkanı Brejnev’in hastalığını iyileştirene kadar, bu büyük başarıdan sonra yasak kalktı.

Bunun üzerine araştırma merkezi kuruldu ve bu merkezde biyologlar, fizikçiler, doktorlar Doktor Djuna’nın 10 yılda tedavi ettiği 2000 hastada % 80 oranında iyileşme tespit ettiler. Bunun üzerine vücuttaki elektriği ve onun oluşturduğu manyetik alanı ölçen makine icat edildi. Böylece Djuna Davitaşvili, çalışmalarıyla bioenerjinin Rusya’da kabul edilmesini sağladığı gibi ilk biyoenerji okulunu da açmıştır. Kendisine aynı zamanda başarılarından dolayı 1984’te Orgenerallik fahri rütbesi verildi.

Bioenerji, klasik tıbba alternatif olarak Çin tıbbınında öne sürdüğü bir yöntemdir.  Bilindiği gibi, klasik tıp, insan vücudunda kan dolaşımına, sinir sistemine ve lenf dolaşımını kabul ederken, Çin tıbbı bunlara ilave olarak; “Enerji dolaşımını” da eklemiştir.  Çin tıbbına göre; insan vücudunda yang (pozitif) ve yin (negatif) olarak adlandırılan iki elektrik akımı bulunur, bunlar dolaşım boyunca bedenin dışında manyetik bir alan oluşturuyor.  İşte bozulan bu enerji dengesi bilinçli el hareketleri ile düzeltebilir ve pek çok hastalığı tedavi edebilmektedir.

Dileğimiz yakın gelecekte tüm ülkelerin, tedavi yöntemlerinde çığır açabilecek bu methodu, hastane ve kliniklerde doktorlar ile birlikte uygulanmasıdır.